Bu ülkede eşcinselin de adı yok!
Önce gey hakemin haklarını tartıştık, sonra da polis teşkilatının içindeki eşcinsel ‘unsur’ları. Konu, “eşcinsel istihdamı” olunca ilgili kurumların ve kişilerin ağzını bıçak açmıyor. Eylül ayında, New York’ta lezbiyen, gey, biseksüel ve transseksüellere yönelik bir kariyer fuarı düzenlendi. Sloganı “Çalışmak için açıkla (Out to work)” olan fuarda tam 41 şirket ‘çeşitliliği (diversity)’ desteklediğini cümle âleme ilan etti. Organizatörlüğünü Gay Center ve Greenwich Village – Chelsea Ticaret Odası’nın üstlendiği fuarın sponsorlarından bazıları ise şöyle sıralanıyordu: Johnson & Johnson, Novartis, Pfizer, PepsiCo… Şimdiye kadar bu fuar sayesinde kaç kişinin işe alındığı net olarak bilinmese de etkinliğin eşcinsel ve transseksüellerin istihdama katılmaları noktasında atılan ciddi bir adım olduğu kesin. Dünyanın pek çok ünlü şirketinin önde gelen markalarıyla destek verdiği bu organizasyonun gerçekleşebilmesinde Amerikan kültürünün çeşitliliğinin yanı sıra ülkenin hukuk sisteminin de etkili olduğu aşikâr. Bu ülkedeki yasalara göre iş görüşmelerinde işveren, hiç kimseye cinsel kimliğini soramaz, işe alımlarda cinsel yönelime göre karar veremez, işten çıkartmalarda eşcinsellik bir kriter olarak kullanılamaz. Çünkü tüm bunlar, doğrudan ayrımcılığa girer ve insan haklarıyla bağdaşmaz. ABD, gey nüfusun toplumun her alanında aktif rol alabilmek, haklarını savunabilmek ve daha insanca bir yaşama kavuşabilmek için ciddi mücadele verdiği ülkelerin başında geliyor. Bu yüzden de tüm dini, milli ve ırksal azınlıklar gibi geyler de burada pek çok ülke vatandaşına göre göreceli olarak daha iyi konumda. 2005-2006 yıllarını kapsayan bir araştırmaya göre Amerika’da 8.8 milyon gey var. Bu rakam yaklaşık olarak ülkenin toplam nüfusunun yüzde 3’üne denk geliyor. Eşcinsellerin sayısı ve nüfusa oranları konusunda kesin veriler yok. Bu konu üzerinde çalışan Epstein’in “A
Travesti Bilgi Al